12 Temmuz 2018 Perşembe

9. HIZIRŞAH ETKİNLİĞİ ( 28-29 Temmuz 2018 )








Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Datça ŞubesiCemevi’nin Muğla Büyükşehir belediye BaşkanlığıVe Datça Belediye Başkanlığı’nın katkılarıyla 
28-29 Temmuz 2018 tarihlerinde gerçekleşecek 
9.Hızırşah Etkinliğimizde sizleri de aramızda görmekten onur ve mutluluk duyarız.

   Yönetim Kurulu Adına
                   Murat YILDIRIM
                            Başkan

PROGRAM
27 Temmuz Cuma
11.30 Hızırşah Hacetevi Tepesini ziyaret.
28Temmuz 2018 Cumartesi
14.00 Açılış Töreni / Hızırşah Külliyesi/DATÇA
16.00 Lokma Paylaşımı /HBVAKV Datça Cemevi
21.00 : Panel  / Anfi Tiyatro/DATÇA
“Alevi İslam İnanç Hakları ve AİHM Kararları”
Moderatör: Ali KAYA (Tarihçi-Yazar)
Prof. Dr. İbrahim KABOĞLU (Hukukçu-Akademisyen-
TBMM Milletvekili)
İhsan ELİAÇIK (Yazar- İlahiyatçı)
Miyase İLKNUR (Gazeteci-Yazar)
29Temmuz 2018 Pazar
21.00: Ücretsiz Halk Müziği Konseri /  Anfi Tiyatro/DATÇA
- Leyla ÜNVER
- Erdoğan DOĞAN
- Plaket Töreni
SPONSORLAR:  Taşkıran İnşaat / Fora Otel/ Mehmet Ali Ağa Konağı /  Villa Anfora
Desteğinden dolayı HIZIRŞAH MUHTARLIĞINA teşekkür ederiz.


3 Temmuz 2018 Salı

Sivas ve Çorum katliamlarında yaşamlarını yitirenler Datça Cemevi'nde anıldı





2 Temmuz 2018 Pazartesi günü Saat 11.30'da Sivas ve Çorum katliamlarında yaşamını yitirenler Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Datça Şubesi Cemevi’nde anıldı.

Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Datça Şubesi yaptıkları basın açıklamasıyla Sivas ve Çorum katliamlarında yaşamını yitirenleri andı. Yapılan basın açıklamasında şu ifadeler yer aldı:

“İÇİMİZDE KANAYAN BİR YARA”
Burada toplanmamızın nedeni 28 Mayıs 1980 tarihinden Temmuz ayının ilk haftasına kadar devam eden üzerinden 38 yıl geçmiş Çorum katliamı ve 2 Temmuz 1993 tarihindeki üzerinden 25 yıl geçen Sivas katliamını unutmadığımızı bu katliamların içimizde kanayan bir yara olduğunu size ve kamuoyuna hatırlatma ihtiyacından kaynaklanmaktadır.

“AMERİKA’NIN PARMAĞI VAR”
Çorum katliamının nasıl başladığını özetlenmiş haliyle anımsatmak istiyoruz. 1980 Bahar aylarında Amerikan büyük Elçiliğinde görevli CİA ajanı Robert Alexsander Pac; gerekçesi kamu oyu ile paylaşılmadan Çoruma’a giderek yerel ve kamu görevlileri ile MHP yöneticileriyle görüşür. Daha sonra Tokat ve Amasya da görüşmeler yapar. Bu; Çorum ile ilgili hazırlığı önceden yapılan katliam senaryosunda Amerikan parmağının olduğunun açık kanıtıdır.

“SAVAŞ NARALARI ATTILAR” 
Ardından gündeme konacak senaryoya karşı çıkması ihtimali olan Vali, Emniyet Müdürü, Milli Eğitim Müdürü ve onlarca Polis bölgeden uzaklaştırılır. Bu ve buna benzer hazırlıklar tamamlandıktan sonra 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramında kız öğrencilerinin kıyafetleri bahane edilerek, ”İslamcı Gençlik” imzalı bildiri dağıtılır. 27 Mayıs 1980 tarihinde Gün Sazak’ın öldürülmesi bahane edilerek bir gün sonra olayların başlangıç fitili ateşlenir.


”Kana Kan, intikam” Sloganıyla başlatılıp Temmuz ayına kadar devam eden olaylarda Kent Merkezinde Alevi ve Solculara ait ev ve iş yerleri tahrip edilmiş, kırsalda yollara barikatlar kurularak, ele geçirdikleri Alevileri insan vicdanının kaldıramayacağı işkencelerden geçirerek katletmişlerdir.


“AÇILAN DAVALAR FİYASKO”

Bütün bunları yaparken Sünni inanışa mensup vatandaşları yanlarına çekebilmek ve yapılanları meşru göstermek için kamu araçlarından ve Camiler’den yapılan anonslarla ve bildirilerle, TRT’de ”Alaaddin Camisine patlayıcı madde atıldığını ve camiye ateş edilmesi sonucu olayların başladığı” yalanını yayarak algı oluşturmasıyla çalışılmış ve Cihat çağrıları yapılmıştır. 1980 Temmuz ayının ilk haftasında olaylar bittiğinde ortaya çıkan bilanço 57 ölü , 200 yaralı, tahrip edilerek yakılan 300 ev ve iş yeridir.

Çorum katliamı kamu oyundan gizlenmiş ve gereken tepki gösterilmemiştir. Adalet yerini bulmamış açılan hukuki davalar fiyasko ile sonuçlanmıştır.

İNSANLIK DIŞI
Sivas’ta yapılacak 4.Pir Sultan Abdal şenlikleri için Vali tarafından davet edilen konuklar ve diğer katılımcılar Madımak Otelindedir. Bir gün öncesinden saldırı hazırlıklarını planlayan saldırganlar Cuma Namazından sonra, önce Hükümet Konağına saldırıyor, Ardından; ”Cumhuriyet Sivas’ta kuruldu Sivas’ta yıkılacak”, ”Yaşasın Şeriat”, ”Laiklere ölüm” Sivas Azize Mezar olacak” şeklinde sloganlar atarak Madımak Oteline yöneliyorlar. Önce Otelin önündeki araçlar yakılıyor, ardından yanlarında getirdikleri bidonlarda ki benzini Otelin içerisine atarak Otelde yangın çıkartıyorlar.

Kendilerine insan dahi diyemeyeceğimiz yobazlar bu olayda 33 canımızı ve iki otel çalışanı olarak 35 kişiyi diri diri yakarak katlettiler. Sivas katliamı davasında; Sanık avukatlarının birisi Refahyol döneminde Adalet Bakanlığı yapan Şevket Kazan ve diğer avukatların tamamı AKP’de millet vekilliği ve çeşitli görevlerde bulunmuştur.

“BU İNSANLIĞA KARŞI İŞLENEN SUÇTUR”
Üzerinden yıllar geçmesine karşın, diğer politik katliamlarda olduğu gibi Sivas’ta da deliller yok edilmiş, olayın gerçek yönlendiricileri yargı karşısına çıkarılamamış, bir şekilde tutulup yargılananlar kollanmış ve en önemlisi de sanıklar Adalet Bakanlığı yapan bir şahıs tarafından savunulmuşlardır. Bu ¨İnsanlığa karşı işlenen suç¨un faillerinin bir bölümü zaman aşımı ile kurtarılmış, dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan katliam davasının zaman aşımına uğratılmasına ¨karar hayırlı olsun¨ ifadeleriyle değerlendirmiştir.
Bir katliamın faillerinin aklanmasının toplum için¨hayırlı¨olacak hiç bir yanı yoktur, olamaz. Toplumumuzun ve insanlığın ihtiyaç duyduğu şey, Sivas Katliamı’nın açığa çıkartılarak gerçek suçluların yargılanmaları ve gerici ırkçılığın, insanlık düşmanı anlayışların tarih karşısında mahkum edilmesidir. Sivas Katliamı bugün hâlâ toplumun vicdanında kanayan bir yara olarak duruyor! Geçmişi kapatmaya ve unutturmaya çalışmakla değil, onunla yüzleşerek toplumsal barışı sağlayabileceğimiz unutulmamalıdır.

“SAVAŞLARI KÖRÜKLEYEN POLİTİKALARDAN VAZGEÇİLMELİ”
Bölgemizde ırkçı/mezhepçi çatışmalar alevlenirken yangına körükle giden, ülkemizde de ayrımcı politikalarla iç siyasette güç kazanmayı hedefleyen bir yönetim anlayışının Sivas’tan ve benzeri katliamlardan utanmaya gerek duymadığı görülmektedir. Türkiye’yi yönetenler bir an önce hatalarından dönmeli, içeride ve dışarıda çatışmaları derinleştiren, savaşları körükleyen politikalardan vazgeçmelidir.

İnsanlık düşmanı gericiliği ve ırkçılığı bir kez daha lanetliyor, yitirdiğimiz canları 25 yıl sonra aynı duygularla anıyoruz. Onları ağıtlarla değil, uğrunda yaşamlarını verdikleri insanlığı, demokrasiyi ve özgürlükleri toplumda egemen kılarak yaşatacağız.

FOTO GALERİ: 
















19 Haziran 2018 Salı

DATÇA CEM EVİ'NDEN ÇEVRE TEMİZLİĞİ

Datça’da Alevilerden çevre temizliği



5 Haziran 2018 Dünya Çevre Günü nedeniyle Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Datça Şubesi üyeleri çevre kirliliğine dikkat çekmek için çevre temizliği yaptı.

Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Datça Şubesi üyeleri 5 Haziran Dünya Çevre Günü dolayısıyla Datça’da eski hastane altındaki ormanlık alanda çevre temizliği yaptı. Çevre kirliliği hakkında farkındalık yaratmak için yapılan çevre temizliği kampanyası kapsamında 25 poşet çöp toplandı.


Çevre temizliğinin ardından Datça Cemevi’ne gelen üyeler burada hep birlikte kahvaltı yaptılar.


FOTO GALERİ: 














4 Haziran 2018 Pazartesi

ERCAN GEÇMEZ GENEL BAŞKANLIĞA SEÇİLDİ


Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı’nın 11. Olağan Kurulu’nda yapılan seçimlerde Ercan Geçmez genel başkan seçildi.


Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Genel Merkezinin 11. Olağan Kongresi 03.06.2018 pazar günü Ankara’da genel merkezin konferans salonunda yapıldı. Datça Şubesi cemevi olarak Murat Yıldırım, Hüseyin Yıldız, Veli Tokgöz, Erzade Eroğlu, Zübeyit Çelik’in delege olarak katıldığı olağan kongrede Şube başkanı Murat Yıldırım gündemle ilgili söz aldı ve alevi kurumlarının sorunlarına değindi. Birçok milletvekili ve sivil toplum kuruluşu yetkililerinin katıldığı genel kurulda yapılan seçimde Tuncer Baş’ın listesi 136 oy alırken, Ercan Geçmez’in listesi 173 oy alarak seçimi kazandı. Ercan Geçmez’i tebrik eder, sonuçların kurumumuza hayırlı olmasını dileriz.

Murat Yıldırım 
HBVAKV DATÇA ŞUBES CEMEVİ BAŞKANI


Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı’nın 11. Olağan Kurulu’nda yapılan seçimlerde Ercan Geçmez genel başkan seçildi.


Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı 11. Olağan Genel Kurulu vakfın binasında gerçekleşti. Kongrede, “Dergâhlarımızı geri istiyoruz”, “Aleviler vardır, Alevilik haktır”, “Eri dişiden ayıran, şeriata müderris olsa hakikate asidir” dövizleri asıldı.
Bir gün süren genel kurulda Genel Başkan Tuncer Baş ile önceki dönem HBVAKV Genel Başkanlığını yapan Ercan Geçmez’in listeleri yarıştı.



Genel kurula Garip Dede Dergâhı Başkanı Celal Fırat, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı Gani Kaplan, Alevi Dernekler Federasyonu Başkanı Zeynal Şahan, Erikli Baba Dergahı Başkanı Erdoğan Metin, Bağcılar Cemevi Başkanı Zeynel Abidin Koç, Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği Başkanı Aydın Deniz katıldı. Genel kurulda siyasi partilerden konuklar da yer aldı.

Faaliyet, maliye, denetim kurulu, disiplin kurulu raporların okunup görüşlerin sunulmasının ardından oylandı. Bundan sonra genel kurulun 3 yılda bir yapılmasına, yönetim kademelerinde 11 kişinin olmasına karar verildi.
ERCAN GEÇMEZ BAŞKANLIĞA SEÇİLDİ

Konuşmaların sonunda gerçekleşen oylamada 136’ya karşı 173 oyla kırmızı listede yarışan Ercan Geçmez ve ekibi yönetimi devraldı.



YÖNETİM KURULU ASIL, Ercan Geçmez, Gülümser Altuntaş, Rıza Akdeniz, Binali Efe, Kamber Yurdakurban, Nusret Tunç, Hüseyin Gülseven.


YÖNETİM KURULU YEDEK ise; Nurullah Gültekin, Erdal Kılınç, Hüseyin Devrim Şahin, Mehtap Kandaş, Mehmet Yıldız, Eren Alagöz, Eyüp Tek bulunuyor.

DENETİM KURULU; Deniz Gedik, İbrahim Erzincan, İsmail Cem Aldut, Haydar Şahin, Orhan Cihaner, Bülent Çalışkan.

 DİSİPLİN KURULU; Alemdar Coşkun, Celal Özer, Mustafa Alkan, M. Yaşar Durmuş, Dursun Çakar, İlhan Çelik.

Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı yeni Başkanı Ercan Geçmez katılan, destek veren herkese teşekkür ederek, “Benim bir tarafım varsa o da Hacı Bektaş’tır, Alevilerdir” dedi

FOTO GALERİ:

















28 Mayıs 2018 Pazartesi

DATÇA’DA AŞIK MAHZUNİ ŞERİF'İN 16. ÖLÜM YILDÖNÜMÜ ANMA ETKİNLİĞİ YAPILDI.




Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Datça Şubesi Cemevi tarafından gerçekleştirilen “Asrın Ozanı Âşık Mahzuni Şerif’in 16.ölüm yıldönümü Anma Programı” 27 Mayıs 2018 Pazar günü saat 20.30 Datça Cemevi’nde yapıldı.

 Sunuculuğunu Melek Horozoğlu’nun yaptığı program, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Datça Şubesi Cemevi Başkanı Murat Yıldırım’ın açılış konuşmasıyla başladı. Âşık Mahzuni’nin hayatına ve eserlerine geniş bir şekilde yer verilen program dinletiyle sona erdi.

Dinleti kısmında Aşık Dursun ALABIYIK, Servet TAŞBAŞ, Ömer TEKDAĞ, Melek HOROZOĞLU, Müzik Öğretmeni Faruk GÜZEL yönetiminde solo ve koro türkülere yer verildi. Geniş bir katılımın olduğu gözlenen etkinlik,  yer alan ve geceye katkı sunanlara hazırlanan teşekkür belgelerinin takdimiyle sona erdi.


Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Datça Şubesi Cemevinde Asrın Ozanı Aşık Mahzuni Şerif anması yapıldı. Sunuculuğunu Melek Horozoğlu’nun yaptığı anma programı HBVAKV Datça Şube Başkanı Murat Yıldırım’ın yaptığı açılış konuşmasıyla başladı.
“TOPLUMCU DURUŞU NEDENİYLE ORDUDAN ATILDI”
Mahzuni Şerif’in hayatını kısaca özetleyen Yıldırım, Mahzuni Şerif’in toplumcu duruşu ve halk  edebiyatına düşkünlüğü nedeniyle Kuleli Askeri Lisesi’ne alınmadığını belirtti. Ordudan atıldıktan sonra Mahzuni Şerif’in saz çalıp albümler yapmaya başladığını ifade eden Yıldırım, “Mahzuni, bir ozanın suya sabuna dokunmayan söylemler yerine toplumu ilgilendiren her konuda eser vermesi gerektiğine inanmıştır” dedi.
OZANCA SİTEM
Mahzuni Şerif’in sistemi sorgulayan, çürüklerini yanlışlarını dile getiren bir ozan olduğu için eserlerinin yasaklandığını kaydeden Yıldırım, “Ancak bu yasaklara da sitemi yine ozanca olmuştur: Der ki Mahzuni, Bende bir insanoğluyum bırak beni konuşayım/Bir başım bir beynim vardır düşüneyim taşınayım…” şeklinde konuştu.
Mahzuni Şerif’in 2001 yılında Devlet Güvenlik Mahkemeleri’nde devlet düzenini yıkmaktan yargılandığını da ekleyen Yıldırım, sözlerini Mahzuni Şerif’in dizeleriyle sonlandırdı.
Aşık Mahzuni’nin hayatına ve eserlerine geniş bir şekilde yer verilen programda müzik dinletisi yapıldı. Dinleti kısmında Aşık Dursun Alabıyık, Servet Taşbaş, Ömer Tekdağ, Melek Horozoğlu, Müzik Öğretmeni Faruk Güzel yönetiminde solo ve koro türkülere yer verildi. Geniş bir katılımın olduğu gözlenen etkinlik, yer alan ve geceye katkı sunanlara hazırlanan teşekkür belgelerinin takdimiyle sona erdi. 


BAŞKAN MURAT YILDIRIM'IN MESAJI

“ASRIN  OZANI AŞIK MAHZUNİ”

Sevgili Canlar,
Bugün burada 2002 yılında kalp yetmezliği sonucu aramızdan ayrılan değerli halk ozanımız Mahzuni Şerif’i anmak için toplanmış bulunmaktayız.

1939 yılında Maraş’ın Elbistan ilçesine bağlı Berçenek köyünde dünyaya gelen Mahzuni Şerif, ilkokuldan sonra 1960 yılında Mersin Astsubay Okulu’ na gider. Kuleli askeri lisesine kayıt yaptırma isteği, toplumcu duruşu ve halk edebiyatına düşkünlüğünün bilinmesi nedeniyle red edilir.

Ordudan atılması vesilesiyle yeteneği yönünde eserler vermeye, saz çalmaya, albümler yapmaya başlar. Mahzuni, bir ozanın suya sabuna dokunmayan söylemler yerine toplumu ilgilendiren her konuda eser vermesi gerektiğine inanmıştır.

1968 yılında Amerika katil katil,
1970 yılında Yuh yuh
1972 yılında Erim Erim eriyesin
1978 yılında Maraş dramı
1980 yılında Dom dom kurşunu
1982 yılında Anayasa emretmiş Kenan Paşa Anayasa
1985 yılında Ben de bir insan oğluyum
1993 yılında Yolun düşmesin Sivas’a
1994 yılInda Zevzek
2001 yılında ise Ahmet geri dön türküleri Mahzuni’nin topluma duyarlılığına, halkının sesi olduğuna örnek eserleridir.


Mahzuni, sistemi sorgulayan, çürüklerini, yanlışlarını dile getiren bir ozandır. Eserleri bu nedenle yasaklanmıştır. Ancak bu yasaklara da sitemi yine ozanca olmuştur: Der ki Mahzuni, Bende bir insanoğluyum bırak beni konuşayım/Bir başım bir beynim vardır düşüneyim taşınayım…

17 Mayıs 2002 yılında aramızdan ayrılan Mahzuni, ne yazık ki 2001 yılında DGM tarafında hakkında açılan davada  devletin düzeninin yıkmak suçundan yargılanıyordu..
Toplumcu, çağdaş, Atatürkçü bu değerli ozanımızı katılımcIlarımızdan uzun uzun dinlemek üzere ben sözlerimi Mahzuni’nin bir dörtlüğüyle noktalıyorum:

Defol git benim yurdumdan
Amerika katil katil
Yıllardır bizi bitirdin
Amerika katil katil…
Devleti devlete çatar
İt gibi pusuda yatar
Kan kusturur silah satar
Amerika katil katil..

Tüm katılımcı dostlara ve sizlere teşekkür ediyorum. 

Murat YILDIRIM
HBVAKV Datça Şubesi Bşk


FOTO GALERİ:




























9. HIZIRŞAH ETKİNLİĞİ ( 28-29 Temmuz 2018 )

Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Datça Şubesi Cemevi’nin  Muğla Büyükşehir belediye Başkanlığı Ve  Datça Belediy...