HIZIRŞAH KÜLLİYESİ

Hızırşah Köyü Muğla ilinin Datça ilçesine bağlı ilçe merkezine 4 km. olup ilçeye en yakın bir köydür.

1400 lu yıllarda bugünkü Hızırşah'ta aynı isimli bir din bilgini yaşamış, mezarı da Hızırşah Köyünde Hızırşah Külliyesi içerisindedir. Yatır Köy de denir. Hızırşah Mısır'da tahsil görmüş, H.853 de ölmüştür.



HIZIRŞAH KÜLLİYESİ 

Cemalettin Köse, Hüseyin Köse, Şahhanım Yıldırım ile birlikte Datça Hızırşah Köyü’ne yürüdük. Köyün 400 metre kuzey doğusunda Hızırşah Külliyesi’ni gezdik.
Külliyenin Abdal Musa'daki, Hacıbektaş Kadıncık Anadaki ve Şahkulu külliyeleriyle aynısı olduğunu gördükten sonra İstanbul'daki alevi Bektaşi Vakfıyla yaptığım görüşmeler sonucu buranın Selçuk döneminde Bektaşi Tekkesi olması kuvvetli bir ihtimal olduğu kanısına vardık. 20.01.2009 Ocak ayında Ali Eber Taşdelen'le beraber Hızırşah'daki külliyeyi ziyaret ettik. Külliyenin içini gezdik. Külliyenin başında, yerli halktan ileri gelenlerle görüşme olanağı bulduk. Yerli halk; "Külliyenin içindeki çömleklere, askere giden gençlerin para atıp, kenardaki“tebrek” denilen toprağı alıp, terhis olduktan sonra buraya geri bıraktıkları, çocuğu olmayan bayanların ziyaret edip dilek dilediklerini, adağı olan halkın adağını buraya gelerek gerçekleştirip ikram ettiklerini " söylediler. Köylüler, mezarlardaki yazıları okumaya çalıştı fakat okuyamadılar. Bu taşlardan Hızırşah Köyü’nde de bulunduğunu söylediler.



ÖNSÖZ

23 Temmuz 2011 Cumartesi Saat:13.30’da Hızırşah’ta yaptığımız ikinci etkinliğe büyük bir kitle katılarak izledi. Bir yıl önce ( 17 Temmuz 2010 Cumartesi Saat: 15:00’te ) yaptığımız 1. Hızırşah Etkinliğini masaya yatırıp inceledik. Eksik ve fazlalıklarını gözden geçirdik. Dostlarımızın, konuyla ilgili kişilerin ve uzmanların görüşünü alarak 2. Hızırşah Etkinliğimizi hazırladık ve 23 Temmuz 2011’de tüm Datça Halkına ve konuklarımıza sunduk.
Biz bu etkinlikleri niçin yapıyoruz? Bazı dostlarımız bu soruyu açıktan soruyor. Bir kısmıda dolaylı soruyor.

Evet, dostlar biz Hızırşah Eski Camii veya Külliyesi diye adlandırılan mekânın bir Alevi inanç merkezi olduğuna inanıyoruz. Bu kanıya nasıl vardığımızı siz değerli okurlara anlatmak istiyorum. Bu savı dayandırdığımız argümanlar şunlardır:

1– Söylenceler, adetler ve çevredeki uygulamaları.

2– Bölgeyi ve çevreyi araştıran-inceleyen uzman kişi, gazeteci, tarihçi ve bilim adamlarının çalışmaları .(Makaleleri-araştırma yazıları vb.)
Şimdi sırasıyla bu konulara değinmek istiyorum.

SÖYLENCELER-ADETLER-ÇEVREDEKİ UYGULAMALAR

Köyün yaşlılarından Şahin Amca: ‘’Biz buraya dua etmeye geliriz.Hasta olan iyileşmesi için, çocuğu olmayan çocuğu olsun diye dua ederiz.Askere gidenler gitmeden önce buraya uğrar sağlık ve selametle gidip dönmek için dua eder.’’ dedi. Bir başka köylü Em.Öğretmen Ersin Hoca: ‘’Dedemden ve babamdan duyduğum kadarıyla burası hiçbir zaman cami olarak kullanılmadı.dedi. Ersin Hoca şunu da ekledi: ‘’Yaşlılarımızdan duydum. Burada bir aş evi, yolun karşısında hamam, at ve diğer hayvanlar için barınak ve konuk evi varmış.’’Çevre köylerden de burayı ziyaret edip kurban kestikleri söylenmektedir.

ARAŞTIRMA YAZILARI, İNCELEME VE MAKALELER

Selçuk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü Öğ. Üyesi Prof. Dr.Remzi Duran Bölgeyle ilgili araştırmalar yapmış ve bunları yayınlamıştır. Menteşoğulları Beyliği Mimarisi adlı çalışması ve Eski Çine Ahmet gazi Camii isimli çalışması vardır. Bu çalışmanın 500. Sayfasında Çine camii ve Datça Hızırşah’ı işlemiştir. Bu konuda Em. Resim Öğretmeni Muzaffer Özğen’e şu yazıyı göndermiştir: ‘’ Hızır Şah Menteşeoğullarının bir Beyidir. Menteşeoğlu Orhan Beyin oğludur. Bugünkü Aydın ilinin Çine ve havalisinin beyi olarak kaynaklarda yer almaktadır. Menteşeoğulları beyliği adına Ege adalarının bazılarının (Girit-Rodos) hakimleriyle yapılmış gümrük anlaşmalarında beylik adına imza koyanlar arasında adı geçmektedir. Bana göre mezarı da Eski Çine'de Ahmet Gazi Camiinin yanındaki eyvan türbededir. Kardeşi Menteşeoğlu İbrahim Beyle aynı türbede yatmaktadır.

Menteşe Beyliği Oğuz boylarından oluşan tebası ile Türkmen bir beyliktir. Bu beyliğin beylerinin mezarları Alevi-Bektaşi geleneğindeki "Dede" anlayışı içinde yatır veya ziyaretgah olarak değerlendirilmektedir. Mesela Menteşe beyliğinin ilk üyesi Menteşe bey'in Fethiye'deki türbesi, Menteşeoğlu Ahmet Gazi'nin Milas-Beçin'deki Medresenin ana eyvanındaki türbe mezarı aynı düşünce ile ziyaret edilmekte ve törenler düzenlenmektedir. Ortaçağda, özellikle uçlarda Bizanstan toprak kopartan bu Türkmen Beyler gittikleri yerleri Türkleştirme ve İslamlaştırma çabaları içerisinde zaviye, imaret gibi yapılar kurmuşlar-kurdurmuşlardır. Bu çerçevede Hızırşah Camii çevresinde bir zaviyenin bulunduğunu düşünmekteyim.’’


YuKarıdaki alıntıda görüldüğü gibi Menteşeoğullarının yöneticileri Alevi-Bektaşidirler. Alevi dedesi anlayışı içinde beyliğini yönetmişlerdir. Ege Adalarının bazılarını beyliklerine katmışlardır. Girit ve Rodos Alevilerinin Semahları cemlerimizde Girit Semahı, Rodos Semahı ismiyle yer almaktadır.

Bir başka çalışmayı da Gazeteci-Yazar-İşadamı Sayın Erdoğan Ildız yapmıştır. Erdoğan Ildız: Milas Halıları isimli makalesinde şunları yazmıştır:’’ Bu yöreye yerleşmeye gelen Türkmen boyları 2 şekilde yöreye intikal etmişlerdir. Bu 2 şeklin en belirgin yöntemi olarak şu güzergâh karşımıza çıkmaktadır. Horasandan kalkan Türkmen boyları, İran Selçuklu devletinin kurulmasını fırsat bilerek 1071 Malazgirt savaşını mütakip,Bizansa karşı alınan zafer sonrası şu güzergahı kullanarak Milas’a kadar gelmişlerdir. Bir kol Kafkasya üzerinden ,bir kol da İran üzerinden gelerek Kahraman Maraş civarlarında – Elbistan da – bir araya gelmişler.

Buradan bir kol Suriye tarafına inerken diğer bir kol Konya üzerinden Denizli ve Denizliden Tavas üzerinden Milas’a kadar inmiştir. Yöreye intikal eden 2. Kol da deniz yolunu kullanmıştır. Konya üzerinden Antalya ve Adana’ya inen Türkmen boyları buradan deniz yolu ile Girit, İslamköy ve bezeri Ege adalarına ulaşmışlar ve bu adaların üzerinden Milas civarlarını zabt ederek Menteşe beyliğini kurmuşlardır. Menteşe beyliğinin merkezi uzun müddet Milas ta bulunan Beçin kalesi olmuş, bu durum Milas halıcılığını da derinden etkilemiştir. Menteşe beyliği yarı korsan yarı denizci pek çok ünlü komutanı yetiştirmiş bir beylik olma yapısını da uzun yıllar sürdürmüştür. Başta Turgut reis ve Cezairli Hasan paşa ( 1710-1790 kendisi aslen Fethiye’nin yaka köyündendir ) olmak üzere pek çok ünlü Osmanlı amirali ve denizcisi Menteşe beyliği kökenlidir.

Evet, menteşe beyliği zamanında Türkmen boyları hem karadan hem denizden Karya yöresine geliyorlar. Bu bölgeye geldiklerinde yörede ne ile karşılaştıklarına bakarak yolumuza devam edelim. Karya’ya çağlar boyu baş şehirlik yapmış olan Milas şehri de diğer Karya şehirleri gibi asırlarca Bizans’ın kontrolünde olmuş ve Ortodoks Hıristiyan bir inançla toplumsal yapısını sürdürmüştür. Gelen Türkmen boyları Horasandan kalkmış,İran üzerinden Anadolu’ya girmiş boylar olduğundan ,bunların inanç yapısı da ahilik üzerine kurulu alevi inancına ve yaşam tarzına sahip boylardı.’’

Değerli Dostlar bu çalışmada da Menteşoğullarının Alevi oldukları vurgulanmıştır. Çalışmalarımızı-araştırmalarımızı devam ettireceğiz. Bu çalışmalarımıza Üniversitelerin ilgili bölümlerin desteklerini bekliyoruz.( Yazılı kaynak, arkoloojik araştırma ve benzeri gibi.)
Saygılarımızla. 

HACIBEKTAŞ VELİ ANADOLU KÜLTÜR VAKFI DATÇA ŞUBESİ CEMEVİ YÖNETİMİ













Yorum Gönder

YASSI MUHARREM (ON İKİ İMAMLAR) ORUCU BAŞLIYOR!

HACI BEKTAŞ VELİ ANADOLU KÜLTÜR VAKFI  DATÇA ŞUBESİ CEMEVİ'NDEN  TÜM CANLARA ÇAĞRI YASSI MUHARREM (ON İKİ İMAMLAR) ORUCU ba...