Hacı
Bektaş veli Anadolu Kültür Vakfı Datça Şubesi Cemevi, Pir Sultan Abdal Kültür
Derneği Datça Şubesi ve Datça Demokrasi Platformu üyeleri 21.12.2020 Saat
12.00’de Datça Cumhuriyet Meydanında Maraş Katliamının 42. Yılı Anması
sebebiyle basın açıklaması yaptılar.
Maske
ve Sosyal Mesafe Kurallarına uyularak gerçekleştirilen Basın Açıklaması
öncesinde katledilen vatandaşlarımız için bir dakika saygı duruşu
yapıldı. Özcan BAYRAKTAR tarafından basın açıklamasının
okunduğu programa, CHP Datça İlçe Yöneticileri, HDP Datça İlçe Yöneticileri,
Sivil Toplum Örgütleri Başkanları ve temsilcileri de katıldılar.



Hacı Bektaş veli Anadolu Kültür Vakfı Datça Şubesi
Cemevi, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Datça Şubesi ve Datça Demokrasi
Platformu üyeleri 21.12.2020 saat 12.00’de Datça Cumhuriyet Meydanında Maraş
Katliamının 42. Yılı Anması sebebiyle basın açıklaması yaptılar.
Maske ve Sosyal Mesafe Kurallarına uyularak
gerçekleştirilen Basın Açıklaması öncesinde katledilen vatandaşlarımız için bir
dakika saygı duruşu yapıldı. Özcan
BAYRAKTAR tarafından basın açıklamasının okunduğu programa, CHP Datça İlçe
Yöneticileri, HDP Datça İlçe Yöneticileri, Sivil Toplum Örgütleri Başkanları ve
temsilcileri de katıldılar.
MARAŞ KATLİAMINI UNUTMAYACAĞIZ UNUTTURMAYACAĞIZ!
Yüzlerce insanımızın vahşice
katledildiği, binlerce insanımızın yaralandığı, on binlerce insanımızın göç etmek
zorunda bırakıldığı, insanlarımızın evlerinin ve işyerlerinin talan edildiği ve
yakıldığı Maraş Katliamının üzerinden tam 42 yıl geçti.
Maraş Katliamı 19 Aralık 1978 günü akşamı saat 21:00’de ülkücü bir faşistin
Çiçek Sinemasında gösterilen “Güneş Ne Zaman Doğacak” adlı sağ içerikli
antikomünist bir filmi izleyenlerin üzerine tahrik ve provakasyon amacıyla
bomba atması ile başladı. Ardından daha önce Maraş’ın çeşitli ilçelerinden
gelen ve önceden hazırlıklı olan faşist militanların kışkırtmalarıyla gerici
güruhlar CHP Maraş İl Binasına saldırdılar. Ertesi gün Alevi canlarımızın yoğun
olarak gittiği bir kıraathane bombalandı. Bir gün sonrasında ise TÖB-DER üyesi
iki öğretmen faşistler tarafından vurularak öldürüldüler. 22 Aralık 1978 günü
iki öğretmenin cenazesi bilerek işlemleri geciktirilerek Cuma Namazı saatine
denk getirildi. Cenazeler taşındığı sırada Bağlarbaşı Camii imamının “Bir Alevi
öldüren beş kez cennete gider. Komünistlerin ve Alevilerin Cenaze namazları
kılınmaz” şeklindeki insanlık dışı ve aşağılık vaazının ardından harekete geçen
katil sürüleri cenazelere saldırdılar. Saldırı nedeniyle cenazeler ortada
kaldı. Güvenlik güçleri bu sıralarda saldırıları izlediler ve hatta ötesinde
teşvik ederek yönlendirdiler. Faşistler 23 Aralık 1978 günü Alevilerin ve
solcuların evleriyle işyerlerine saldırmaya ve buldukları insanları katletmeye
başladılar. 24 Aralık 1978 günü ise Maraş’ta yer gök vahşice katliama uğrayan
mazlum halkımızın çığlıklarıyla inliyordu. Vahşet dünya tarihinde eşine çok az
rastlanabilecek bir korkunçlukta devam etti. Devlet güçlerinin gözü önünde
insanlarımız parçalanarak, kurşunlanarak, çivilenerek, kazanda kaynatılarak
katledildiler. Kadınlarımıza tecavüz edildi. İnsanlarımızın malları mülkleri
talan edildi. Evleri yakıldı. Ana karnındaki ve kundaktaki bebeklere dahi
acımasızca kıydılar. Faşistler yolları kapatıp hastaneleri kuşatarak
yaralıların tedavilerini engellediler. Birçok insanımızı da bu yüzden
kaybettik. Katliamın ardından binlerce Alevi ve solcu yurttaşımız canlarını kurtarmak
için Maraş’ı terk etmek zorunda kaldılar. Maraş’ın demografik yapısı
değiştirildi.
Bugüne kadar gerçekleştirilen bütün Alevi katliamlarının davalarında olduğu
gibi göstermelik yargılamalar yapıldı. Katliamın gerçek sorumlularına ve
planlayıcılarına hiç dokunulmadı. Katliamın üzeri kapatıldı. Katliamda başı
çeken faşist katiller ödüllendirildi. Bu katillerin kimi milletvekili yapıldı.
Maraş Katliamının üç müdahil avukatı Ceyhun Can 10 Eylül 1979’da, Halil Sıtkı
Güllüoğlu 3 Şubat 1980’de ve Ahmet Albay 3 Mayıs 1980’de peş peşe faşistler
tarafından katledildiler.
Maraş Katliamı faşistlerin tetikçiliğini yaptığı ve devletin yönlendirmesiyle
gerçekleştirilen planlı ve organize bir katliamdır. Devlet güçleri katliam
boyunca hiçbir müdahalede bulunmadan sadece izlediler. Ötesinde katliamı
yönlendirdiler ve teşvik ettiler.
İyi bilinmelidir ki; bu katliam bir insanlık suçudur. Devlet Maraş
Katliamındaki sorumluluğunu kabul etmeli ve özür dilemelidir. Maraş Katliamı
yüzlerce yıldan beri Alevi halkımıza karşı gerçekleştirilen katliam,
asimilasyon ve inkar politikalarının bir parçasıdır. Maraş Katliamı Dersim
Katliamının bir devamıydı. Maraş Katliamı Çorum, Sivas, Gazi, Gezi, Suruç ve
Ankara Garı katliamlarının bir hazırlığıydı.
Bütün halkımıza çağrımızdır:
Yeni katliamlar yaşamamak için bütün katliamların hesabını sormak zorundayız.
Maraş Katliamını unutmamak ve unutturmamak için 21 Aralık Pazartesi günü saat 12.00’de Datça Cumhuriyet Meydanında
Covid 19 tedbirleri kapsamında maske-mesafe koşuluylabuluşalım. Katledilen
canlarımızı analım. Maraş Katliamının bir insanlık suçu olduğunu bütün
Türkiye’ye ve Dünya’ya duyuralım.
Maraş’ı Unutma Unutturma!
Maraş’ın Hesabı Sorulacak!
HBVAKV
DATÇA ŞUBESİ CEMEVİ & PİR SULTAN ABDAL KÜLTÜR DERNEĞİ DATÇA ŞUBESİ
&DATÇA DEMOKRASİ PLATFORMU














Hiç yorum yok:
Yorum Gönder