10 Mayıs 2022 Salı

DATÇA CEM EVİ'NDE MAYISIN SOLAN GÜLLERİ ANILDI

Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür
Vakfı Datça Şubesi Cem Evinde Mayıs’ın Solan Gülleri ve Âşık Mahzuni Anması



 Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür
Vakfı Datça Şubesi Cemevi
6 Mayıs 2022
Cuma akşamı Datça Cem Evi’nde
Mayıs
Ayının Solan Gülleri “Üç Fidan” ve Aşık Mahzuni Anma Programı

gerçekleştirildi.



 Sunuculuğunu Aygül Yıldırım Aksoy’un yaptığı etkinlik saygı duruşu ve slayt
gösterisi ile başladı. Datça Şubesi Başkanı
Murat Yıldırım’ın açılış konuşmasının ardından Av. Günay Çelik’in Deniz
Gezmiş
ve arkadaşlarını detaylı anlattığı gecenin sonunda Âşık Mahzuni türkülerinin yer aldığı
dinletiye geçildi.



 Zeki
Şimşek, İnci Kement ve Ömer Tekdağ’ın

dinleti bölümünü gerçekleştirdiği programa CHP
Datça Kadın Kolları, CHP ve HDP
ilçe yöneticilerinin de katıldığı etkinlik
emeği geçenlere katılım belgelerinin takdim edilmesiyle sona erdi.







CEM EVİ BAŞKANI MURAT YILDIRIM'IN KONUŞMASI

Değerli canlar;Hacı Bektaş Veli
Anadolu K
ültür Vakfı Datça şubesinin düzenlediği geleneksel “MAYISIN solan Gülleri” etkinliğine hoş
geldiniz. Mayıs ayı tüm canlıların yaşama sevincinin tavan yaptığı, bir an önce
gelmesi arzu edilen, bitmesi istenmeyen aydır. 
Adnan YÜCEL’in dediği gibi “Aylardan
Mayıs ki dallarda çiçektir. Toprakta bereket ve doğada renktir. İnançta
güzellik ve zamanda gelecektir.
Ama
g
örmek istediğimizin yanında; farklı yılların Mayıs aylarında, yüzü
aydınlanmadan yana olup; karanlığa karşı mücadele ederken katledilen, bedel
ödeyen, yaşamını bu mücadeleye adayan kaybettiğimiz aydınlarımızı anmak ve yeni
kuşaklara anlatmak amacıyla bu anlamlı günde 
bir araya geldik. Unutulmamalıdır ki geçmişini bilmeyen kuşaklar
geleceğini sağlıklı bir şekilde öremez. Bu bilinçle; şimdi değişik yılların
Mayıs aylarında aydınlanma mücadelesi verirken katledilen ve yaşamını bu
mücadeleye adayan aydınlarımızı anımsatmak amacıyla tarihin tozlu sahifeleri
arasında bir gezintiye çıkalım.  



1
Mayıs
1977 yılında Dünya Emek ve Dayanışma Bayramı
kutlaması için yüzbinler Taksim meydanında toplanmış, kutlamalar coşkuyla
yapılıyorken gizli bir elin hazırladığı saldırı planı sahneye kon
du, alanın
çıkışları kapatılarak bir çok noktadan emekçilere saldırı başlatıl
. Bu
saldırıyı ayrıntılı biçimde anlatmak zaman alacaktır. Sonuç olarak;5 Kişi
ateşli silahla,1 kişi panzer altında kalmak suretiyle ve 28 kişi yaşanan panik
nedeniyle ezilerek, toplam 34 işçi yaşamını yitir
di ve 126 işçi yaralan. Bu saldırıyı kimlerin düzenlediği bu güne kadar
aydınlatılamadı ya da aydınlatılmak istenmedi. O kahrolası gün hep içimizi
acıttı ve acıtmaya devam edecektir. O gün kaybettiğimiz 34 canı saygıyla,
minnetle anıyor, bulutların ötesine onlar için kırmızı karanfiller
gönderiyoruz. Bu katliamı kugulayan ve uygulayanları da nefretle lanetliyoruz.



4
MAYIS
.1979 yılı yerel seçimlerinde diğer partilerin aldığı
toplam oyda
n
daha fazla oy alan Fikri SÖNMEZ ( Terzi Fikri) Belediye Başkanı oldu. Fikri
SÖNMEZ Sol- Sosyalist harekattan geldiği için yerel Belediyecilik alanında;
alışılagelmişin dışında yaptıkları o dönemin iktidarını çok rahatsız ediyordu.
Gazetecilerin dönemin Başbakanı Süleyman DEMİREL’e ; “Çorum’da neler oluyor?”
sorusuna Demirel’in “Siz Çorum’u bırakın, Fatsa’ya bakın” cevabını vermesi ne
kadar rahatsız ve huzursuz olduklarının bir göstergesidir. Bu rahatsızlık
sonucu 11 Temmuz 1980 tarihinde Fatsa’ya yönelik Askeri operasyon başlatıl
, Fikri
SÖNMEZ tutuklan
ve
aylarca işkence edil
di.
Daha sonra 12 Eylül darbe sürecinde bulunduğu Cezaevi direnişlerine öncülük e
tti. Yaşam
boyu kesintisiz süren mücadele sonucunda bedeni iflas e
tti ve 4 Mayıs
1985 yılın da Amasya cezaevinde yaşama veda e
tti. Aradan 37 yıl geçmesine rağmen toplum Terzi Fikriyi
hiç unutmadı, unutmayacak. Anısı ve yaptıkları önünde saygıyla, minnetle
eğiliyorum.



6
Mayıs
bolluk ve bereketin simgesi Hıdırellez kutlamasının
yapıldığı gündür. 
Aynı zamanda
6 Mayıs 1972 sabah
a
doğru 02 - 04 arası
; Ulucanlar Cezaevinde, üç fidanın; Deniz GEZMİŞ, Hüseyin İNAN ve Yusuf
ASLAN’ın
katledildiği gündür. Onlar yoksul halktan ve emekten yana tavır
koyan, Emperyalizme hayır diyen, kendilerine mutlu ve huzurlu bir yaşam kurma
projesi yapmak yerine, yaşamlarını emekten yana mücadeleye adamayı tercih
ettiler. Onlar 6.Filo Askerlerini Denize döktükleri için İdam edilirken, 6
Filoya karşı namaz kılanlar ( Yılar sonra kendi itiraflarıdır.) ve bu eylemi
koyan Devrimcilere saldıranlar bu gün iktidarın bütün olanaklarından
yararlanarak saltanatlarını sürdürmeye devam ediyorlar. Bu ne yaman bir
çelişkidir. Can YÜCEL;



En uzun koşuysa elbet



Türkiye de devrim



O, onun en güzel yüz metresini koştu



En sekmez luverin namlusundan fırlayarak...



En hızlısıydı hepimizin



En önce göğüsledi ipi..



Acıyorsam sana anam avradım olsun



Ama aşk olsun sana çocuk, aşk olsun...



Diyerek
Denizi
ve
arkadaşlarını
anlatıyor. Bu ülkenin Devrimcileri ve aydın yüzlü
insanları olarak; katledilişlerinin 50.yılında ve sonraki yıllarda üç fidanı
unutursak kalbimiz kurusun. Mücadeleleri yolumuzu aydınlatıyor, aydınlatmaya
devam edecek.



 
 .5 Mayıs
2011 tarihinde üç fidanın Halit ağabeyileri ( Av. Halit ÇELENK) yaşama veda
etti.
Büyüğüm ve meslekdaşım Halit ÇELENK'i en derin saygı
ve minnet
duygularımla
anıyoru
m.



 
 .17 mayıs
2002 tarihinde aramızdan ayrılan Mahzuni ŞERİF’i ölümünün 20.yılında anmadan
geçemeyiz.1950 li yıllarda Radyolarda Amerika Birleşik Devletleri için
methiyeler dizilirken;”Defol git
benim  yurdumdan/ Amerika Katil katil

diyerek Emperyalizmin gerçek yüzünü teşir eden,üç fidanın asılmasına karşı
olduğunu sazıyla sözüyle dile getiren(
Musa isen turi sinan/haktan gelmişidi inan/Yesin seni yılan çiyan/ Erim Erim
eriyesin/sürüm sürüm sürünesin),
İbrahim KAYPAKKAYA’yı ihbar eden öğretmeni
saz ve sözüyle(
Tuh Allah belanı versin Cafer Cafer)
lanetleyen, yaşam boyu baskı ve sömürüye karşı eğilmeden bükülmeden karşı duran
çağımızı Pir Sultanı Aşık Mahsuni Şerif’i saygı ve minnetle anıyoruz. Biraz
sonra sanatçı arkadaşlarımız onun eserlerini bizlere seslendirecekler. Dinleti
bize onu daha iyi anlatacaktır.



18
MAYIS
.Altmışlı yıllarda Öğretmen okullarında başarılı olan
öğrenciler seçilerek yüksek öğretmen okuluna gönderilirdi. İşte İbrahim
Kaypakkaya da bu yolla seçilerek Çapa yüksek Öğretmen okulunda okuma hakkını
kazanmış
başarılı öğrencilerden biridir.
İbrahim Kaypakkaya kısa süre

sonra
Devrimci hareketin önde gelen isimlerinden biri
oldu.24 Ocak 1973 yılında Çemişgezek İlçesinde çıkan bir çatışma da yaralan
ır.
Saklandığı Köyde bir öğretmen tarafından ihbar edilerek yakalanır. Yaralı ve
çıplak ayakla yürütülür. Uyutularak donan ayakları kesilir. İşkence
süresince ağzından
hiçbir bilgi alınamaz ve 18 Mayıs 1973 tarihinde yaşamını yitirir. Babası
parçalanmış cesedini bir torbaya koyar, bir hamal ile anlaşır. Hamal bu ağır
yükün ne olduğunu sorduğunda; Babası “ Oğlum solcuydu, işkencede öldürüldü,
torbada onun cesedi var” deyince hamal yaşlı gözlerle “Amca yükün çok ağır, ben
senden para alamam” der ve ağlayarak uzaklaşır. Katledilmesinden buyana 49 yıl
geçmesine rağmen mezarının ziyaret edilmesi sakıncalı görülen “Ser verip sır
vermeyen yiğit” İbrahim KAYPAKKAYA’yı saygıyla anıyor, anısı önünde saygıyla
eğiliyorum.



  
.18 Mayıs 2009 tarihinde aramızdan ayrılan; tıp
alanında Lepra (Cüzzam)ile yaptığı mücadelesi ve Anadolu’nun yoksul kız
çocuklarını eğitimle buluşturması ile gönlümüzde taht kuran Prof.Dr.Türkan
SAYLAN’ın anısı önünde saygıyla eğiliyorum.



 .22 mayıs 2014 yılında Ok Meydanı Cem
evinde Polis kurşunu ile katledilen Uğur KURT’u sevgiyle özlemle anıyoruz.



 .28 Mayıs 1980 tarihinde başlayıp aynı
yılın Temmuz ayına kadar devam eden Çorum katliamını burada hatırlatıyor, bu
kanayan yarayı zaman darlığı nedeniyle ayrı bir zaman diliminde, ayrı bir
başlık altında kapsamlı biçimde masaya yatırmanın daha doğru olacağını
düşünüyoruz
ve Çorum katliamında yitirdiğimiz
canlarıda saygı ve minnetle anıyoruz.



  
.31 MAYIS.Bundan 51 yıl önce 31 Mayıs 1971
tarihinde Nurhak dağlarında Köylülerin ihbarı sonucu ç
ıkan çatışmada katledilen
Sinan CEMGİL, Kadir MANGA ve Alpaslan ÖZDOĞAN’ı da  unutmadık, unutturmayacağız. Oğlunun cesedini
almaya gelen Sinan CEMGİL’in Annesi; oğlunu ihbar eden Köylülere ; “Bu oğlum Sinan. Bunlar da onun arkadaşları
(Kadir Manga ve Alpaslan Özdoğan), kardeşleri.



Onlar da oğullarım.



Bu çocuklar, bu oğullar; bu ülkeyi, halkı, sizleri
sevdiler.



Başka bir istekleri yoktu.



Her biri birer dehaydı.



Her biri üstün zekalı güzel çocuklardı.



Dileselerdi, düzenin adamları olsalardı, şimdi burada
cansız yatmazlardı.



Birer milyoner olurlardı.



Ama onlar, halkı, sizleri sevdiler.



Sizin sorunlarınızı omuzladılar.” diyerek
hem acısını hem sitemini dile getiriyor. Şimdi onlar gönlümüzde yaşıyor ve
yaşamaya devam edecektir.



 



  .Son olarak 28 Mayıs 2013 tarihinde
başlayan Gezi direnişinde hayatını kaybeden Abdullah CÖMERT (3 Haziran 2013 Antakya. Başından aldığı darbe
sonucu .),Mehmet AYVALITAŞ (2
Haziran 2013 İstanbul. Otobanda araba çarpması sonucu),Ahmet ATAKAN (Antakya. Polis tarafında kafasına gaz fişeği
vurulması sonucu çatıdan düşerek) ,Medeni
YILDIRIM (
Lice .Asker ateşi sonucu) ,Berkin
ELVAN
(İstanbul .16 Haziran. Polis gaz fişeği ile vurularak),Ali İsmail KORKMAZ ( Eskişehir.
Dövülerek),Mustafa SARI(Adana. Polis
memuru. Üst geçitten düşme sonucu),Ethem
SARISÜLÜK
(Ankara. Polis tarafından vurularak) katledildiler. Anılarına
saygıyla. Mayıslarda başka acıların yaşanmaması dileğiyle hepinizi saygıyla
selamlıyorum. 
















DATÇA CEM EVİ'ND HIDIRELLEZ KUTLANDI.

 Datça Cemevi’nde Hıdırellez Kutlaması.

Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Datça Şubesi Cemevi 6 Mayıs 2022 cuma günü Hızırşah Dergahı ve Eski Camiide Üyeler ve Misafirlerle Hıdırellez Kutlaması gerçekleştirdi.

Günün anlam ve önemiyle ilgili konuşma yapan HBVAKV Datça Şubesi Başkanı Murat Yıldırım, neden Hızırşah dergahında olduklarını anlattı. Buranın 1826 yılına kadar Alevi Beltaşi inanca hizmet ettiğini, 2. Mahmut’un Alevi Bektaşı dergahları kapatmasının ardından buraların terk edildiğini söyledi. Yıllar önce kendileri gelip buranın alevi bektaşi dergahı izleri taşıdığını söyledikten sonra virane olan ve vakıf olarak kendilerinin zaman zaman temizleyip gündeme getirdikleri bu mekanın, kendilerinin bu dokunuşları ve farkındalık yaratmalarından sonra, buranın fark edilerek hızlıca tarihi dokuya zarar veren izinsiz onaysız bir çalışma ile acele olarak buranın camiiye dönüştürülerek, imam atandığını söyledi. Yasal olarak her türlü girişimlerde de bulunduklarını söyleyen Murat Yıldırım kendilerinin geçmişlerine sahip çıkmak adına burda olduklarını söyledi.

Murat Yıldırım’ın konuşmasının ardından Yönetim Kurulu Üyesi Aygül Yıldırm Aksoy Hıdırellez'le ilgili bir konuşma yaptı. Zakir ozan İnci Kement’in lokma duasının ardından getirilen lokmalar misafirlerle paylaşıldı.










HIDIRELLEZ

Sevincimde, kederimde
Yazgımda, kaderimde
Hayalimde, rüyamda
Özlemimde, sevdamda
Hikayemde, efsanemde 
Sen varsın ya HIZIR

Hıdırellez günü bir Bahar bayramıdır, Doğa’nın canlanış bayramıdır.

Tüm ihtişamıyla, kış ayları gelince beyaz örtünün altına gizlenen tabiat ana, Hıdırellez günü ile birlikte canlanır, doğayı rengarenk kılarak, insanların gönlünde o birbirinden güzel renkleri ile bir umut ışığı yakar.
İşte bu ve bir çok anlatılan olaylara sebep olan Hızır ile İlyas’ın buluşması olarak bilinir.

Karada insanlara yardım eden Bozatlı Hızır’ın, denizde deryada yetiş diye çağırdıklarında imdadına koşan Hızır İlyas diye bir kardeşi vardır. 
Bu iki kardeşin sene de bir gün, bir gül ağacının altında buluştukları 5 Mayıs’ı 6 Mayıs’a bağlayan geceye iki kardeşin isminin birleştiği “Hıdırellez günü” denir.

 “Benli boza binmiş, ak donlu, altın kapaklı, altın sakallı, cebrail gibi börklü, gök renkli ay-koca, gökten indi, darda kalana yardım etti” diye, halk hikayelerimizde, efsane ve destanlarımızda sürekli insanlara yardım elini uzatan bir Hızır-İlyas vardır.

Öyle ki, Anadolu da bugün insanlar,
Hızır gelecek diye sabah gün ağırmadan kalkarak evlerinin önü süpürür, yönünü güneşe çevirerek tüm tabiata, insanlığa, hanesine dualarını eder, lokmalar yapılır, kurbanlar kesilir, ziyaretlere gidilir, dileklerini kağıtlara yazarak bir gül ağacının altına umutlarını serpiştirir, kendi yörelerine uygun kutlamalar yaparlar, bayram ederlermiş.

Bugün yapılan dualar ile;

Dildeki dileklerin gerçekleşeceğine, hastaların iyileşeceğine, uğursuzlukların sona ereceğine, sorunların çözüm bulacağına, kısmetlerin açılacağına ve bereketin artacağına inanılan bir Hızır günüdür, Hızır bayramıdır.

Doğayla beraber insanlar da canlanır bugün.
Yeni umutlar, yeni sevinçler, yeni başlangıçlar, hayırlı kapılar ve bereketli hasatlar için bir umut meşalesidir bugün.

Bu güzel anlamlarıyla Hıdırellez gününün, bütün dileklerinizin kabul olduğu, yollarınızın sevgiye çıktığı,  bereketli günlerin geldiği, güzel haberler aldığınız, şifa arayanlara Hızır İlyas’ın yetiştiği bir gün olması dileğiyle.. 

Hızır-İlyas kılavuzunuz, 
Hak Muhammed Ali yardımcınız olsun..

Eren YILDIRIM









DATÇA CEM EVİ'NDE MAYISIN SOLAN GÜLLERİ ANILDI

Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Datça Şubesi Cem Evinde Mayıs’ın Solan Gülleri ve Âşık Mahzuni Anması

 Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Datça Şubesi Cemevi 6 Mayıs 2022Cuma akşamı Datça Cem Evi’nde Mayıs Ayının Solan Gülleri “Üç Fidan” ve Aşık Mahzuni Anma Programıgerçekleştirildi.

 Sunuculuğunu Aygül Yıldırım Aksoy’un yaptığı etkinlik saygı duruşu ve slayt gösterisi ile başladı. Datça Şubesi Başkanı Murat Yıldırım’ın açılış konuşmasının ardından Av. Günay Çelik’in Deniz Gezmiş ve arkadaşlarını detaylı anlattığı gecenin sonunda Âşık Mahzuni türkülerinin yer aldığı dinletiye geçildi.

 Zeki Şimşek, İnci Kement ve Ömer Tekdağ’ındinleti bölümünü gerçekleştirdiği programa CHP Datça Kadın Kolları, CHP ve HDP ilçe yöneticilerinin de katıldığı etkinlik emeği geçenlere katılım belgelerinin takdim edilmesiyle sona erdi.







CEM EVİ BAŞKANI MURAT YILDIRIM'IN KONUŞMASI

Değerli canlar;Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Datça şubesinin düzenlediği geleneksel “MAYISIN solan Gülleri” etkinliğine hoş geldiniz. Mayıs ayı tüm canlıların yaşama sevincinin tavan yaptığı, bir an önce gelmesi arzu edilen, bitmesi istenmeyen aydır.  Adnan YÜCEL’in dediği gibi “Aylardan Mayıs ki dallarda çiçektir. Toprakta bereket ve doğada renktir. İnançta güzellik ve zamanda gelecektir. Ama görmek istediğimizin yanında; farklı yılların Mayıs aylarında, yüzü aydınlanmadan yana olup; karanlığa karşı mücadele ederken katledilen, bedel ödeyen, yaşamını bu mücadeleye adayan kaybettiğimiz aydınlarımızı anmak ve yeni kuşaklara anlatmak amacıyla bu anlamlı günde  bir araya geldik. Unutulmamalıdır ki geçmişini bilmeyen kuşaklar geleceğini sağlıklı bir şekilde öremez. Bu bilinçle; şimdi değişik yılların Mayıs aylarında aydınlanma mücadelesi verirken katledilen ve yaşamını bu mücadeleye adayan aydınlarımızı anımsatmak amacıyla tarihin tozlu sahifeleri arasında bir gezintiye çıkalım.  

1 Mayıs 1977 yılında Dünya Emek ve Dayanışma Bayramı kutlaması için yüzbinler Taksim meydanında toplanmış, kutlamalar coşkuyla yapılıyorken gizli bir elin hazırladığı saldırı planı sahneye kondu, alanın çıkışları kapatılarak bir çok noktadan emekçilere saldırı başlatıl. Bu saldırıyı ayrıntılı biçimde anlatmak zaman alacaktır. Sonuç olarak;5 Kişi ateşli silahla,1 kişi panzer altında kalmak suretiyle ve 28 kişi yaşanan panik nedeniyle ezilerek, toplam 34 işçi yaşamını yitirdi ve 126 işçi yaralan. Bu saldırıyı kimlerin düzenlediği bu güne kadar aydınlatılamadı ya da aydınlatılmak istenmedi. O kahrolası gün hep içimizi acıttı ve acıtmaya devam edecektir. O gün kaybettiğimiz 34 canı saygıyla, minnetle anıyor, bulutların ötesine onlar için kırmızı karanfiller gönderiyoruz. Bu katliamı kugulayan ve uygulayanları da nefretle lanetliyoruz.

4 MAYIS .1979 yılı yerel seçimlerinde diğer partilerin aldığı toplam oydandaha fazla oy alan Fikri SÖNMEZ ( Terzi Fikri) Belediye Başkanı oldu. Fikri SÖNMEZ Sol- Sosyalist harekattan geldiği için yerel Belediyecilik alanında; alışılagelmişin dışında yaptıkları o dönemin iktidarını çok rahatsız ediyordu. Gazetecilerin dönemin Başbakanı Süleyman DEMİREL’e ; “Çorum’da neler oluyor?” sorusuna Demirel’in “Siz Çorum’u bırakın, Fatsa’ya bakın” cevabını vermesi ne kadar rahatsız ve huzursuz olduklarının bir göstergesidir. Bu rahatsızlık sonucu 11 Temmuz 1980 tarihinde Fatsa’ya yönelik Askeri operasyon başlatıl, Fikri SÖNMEZ tutuklanve aylarca işkence edildi. Daha sonra 12 Eylül darbe sürecinde bulunduğu Cezaevi direnişlerine öncülük etti. Yaşam boyu kesintisiz süren mücadele sonucunda bedeni iflas etti ve 4 Mayıs 1985 yılın da Amasya cezaevinde yaşama veda etti. Aradan 37 yıl geçmesine rağmen toplum Terzi Fikriyi hiç unutmadı, unutmayacak. Anısı ve yaptıkları önünde saygıyla, minnetle eğiliyorum.

6 Mayıs bolluk ve bereketin simgesi Hıdırellez kutlamasının yapıldığı gündür.  Aynı zamanda 6 Mayıs 1972 sabaha doğru 02 - 04 arası; Ulucanlar Cezaevinde, üç fidanın; Deniz GEZMİŞ, Hüseyin İNAN ve Yusuf ASLAN’ın katledildiği gündür. Onlar yoksul halktan ve emekten yana tavır koyan, Emperyalizme hayır diyen, kendilerine mutlu ve huzurlu bir yaşam kurma projesi yapmak yerine, yaşamlarını emekten yana mücadeleye adamayı tercih ettiler. Onlar 6.Filo Askerlerini Denize döktükleri için İdam edilirken, 6 Filoya karşı namaz kılanlar ( Yılar sonra kendi itiraflarıdır.) ve bu eylemi koyan Devrimcilere saldıranlar bu gün iktidarın bütün olanaklarından yararlanarak saltanatlarını sürdürmeye devam ediyorlar. Bu ne yaman bir çelişkidir. Can YÜCEL;

En uzun koşuysa elbet

Türkiye de devrim

O, onun en güzel yüz metresini koştu

En sekmez luverin namlusundan fırlayarak...

En hızlısıydı hepimizin

En önce göğüsledi ipi..

Acıyorsam sana anam avradım olsun

Ama aşk olsun sana çocuk, aşk olsun...

Diyerek Denizi ve arkadaşlarını anlatıyor. Bu ülkenin Devrimcileri ve aydın yüzlü insanları olarak; katledilişlerinin 50.yılında ve sonraki yıllarda üç fidanı unutursak kalbimiz kurusun. Mücadeleleri yolumuzu aydınlatıyor, aydınlatmaya devam edecek.

   .5 Mayıs2011 tarihinde üç fidanın Halit ağabeyileri ( Av. Halit ÇELENK) yaşama veda etti. Büyüğüm ve meslekdaşım Halit ÇELENK'i en derin saygı ve minnet duygularımlaanıyorum.

   .17 mayıs2002 tarihinde aramızdan ayrılan Mahzuni ŞERİF’i ölümünün 20.yılında anmadan geçemeyiz.1950 li yıllarda Radyolarda Amerika Birleşik Devletleri için methiyeler dizilirken;”Defol git benim  yurdumdan/ Amerika Katil katil” diyerek Emperyalizmin gerçek yüzünü teşir eden,üç fidanın asılmasına karşı olduğunu sazıyla sözüyle dile getiren( Musa isen turi sinan/haktan gelmişidi inan/Yesin seni yılan çiyan/ Erim Erim eriyesin/sürüm sürüm sürünesin),İbrahim KAYPAKKAYA’yı ihbar eden öğretmeni saz ve sözüyle(Tuh Allah belanı versin Cafer Cafer) lanetleyen, yaşam boyu baskı ve sömürüye karşı eğilmeden bükülmeden karşı duran çağımızı Pir Sultanı Aşık Mahsuni Şerif’i saygı ve minnetle anıyoruz. Biraz sonra sanatçı arkadaşlarımız onun eserlerini bizlere seslendirecekler. Dinleti bize onu daha iyi anlatacaktır.

18 MAYIS.Altmışlı yıllarda Öğretmen okullarında başarılı olan öğrenciler seçilerek yüksek öğretmen okuluna gönderilirdi. İşte İbrahim Kaypakkaya da bu yolla seçilerek Çapa yüksek Öğretmen okulunda okuma hakkını kazanmış başarılı öğrencilerden biridir. İbrahim Kaypakkaya kısa süresonra Devrimci hareketin önde gelen isimlerinden biri oldu.24 Ocak 1973 yılında Çemişgezek İlçesinde çıkan bir çatışma da yaralanır. Saklandığı Köyde bir öğretmen tarafından ihbar edilerek yakalanır. Yaralı ve çıplak ayakla yürütülür. Uyutularak donan ayakları kesilir. İşkence süresince ağzından hiçbir bilgi alınamaz ve 18 Mayıs 1973 tarihinde yaşamını yitirir. Babası parçalanmış cesedini bir torbaya koyar, bir hamal ile anlaşır. Hamal bu ağır yükün ne olduğunu sorduğunda; Babası “ Oğlum solcuydu, işkencede öldürüldü, torbada onun cesedi var” deyince hamal yaşlı gözlerle “Amca yükün çok ağır, ben senden para alamam” der ve ağlayarak uzaklaşır. Katledilmesinden buyana 49 yıl geçmesine rağmen mezarının ziyaret edilmesi sakıncalı görülen “Ser verip sır vermeyen yiğit” İbrahim KAYPAKKAYA’yı saygıyla anıyor, anısı önünde saygıyla eğiliyorum.

   .18 Mayıs 2009 tarihinde aramızdan ayrılan; tıp alanında Lepra (Cüzzam)ile yaptığı mücadelesi ve Anadolu’nun yoksul kız çocuklarını eğitimle buluşturması ile gönlümüzde taht kuran Prof.Dr.Türkan SAYLAN’ın anısı önünde saygıyla eğiliyorum.

 .22 mayıs 2014 yılında Ok Meydanı Cem evinde Polis kurşunu ile katledilen Uğur KURT’u sevgiyle özlemle anıyoruz.

 .28 Mayıs 1980 tarihinde başlayıp aynı yılın Temmuz ayına kadar devam eden Çorum katliamını burada hatırlatıyor, bu kanayan yarayı zaman darlığı nedeniyle ayrı bir zaman diliminde, ayrı bir başlık altında kapsamlı biçimde masaya yatırmanın daha doğru olacağını düşünüyoruz ve Çorum katliamında yitirdiğimiz canlarıda saygı ve minnetle anıyoruz.

   .31 MAYIS.Bundan 51 yıl önce 31 Mayıs 1971 tarihinde Nurhak dağlarında Köylülerin ihbarı sonucu çıkan çatışmada katledilen Sinan CEMGİL, Kadir MANGA ve Alpaslan ÖZDOĞAN’ı da  unutmadık, unutturmayacağız. Oğlunun cesedini almaya gelen Sinan CEMGİL’in Annesi; oğlunu ihbar eden Köylülere ; “Bu oğlum Sinan. Bunlar da onun arkadaşları (Kadir Manga ve Alpaslan Özdoğan), kardeşleri.

Onlar da oğullarım.

Bu çocuklar, bu oğullar; bu ülkeyi, halkı, sizleri sevdiler.

Başka bir istekleri yoktu.

Her biri birer dehaydı.

Her biri üstün zekalı güzel çocuklardı.

Dileselerdi, düzenin adamları olsalardı, şimdi burada cansız yatmazlardı.

Birer milyoner olurlardı.

Ama onlar, halkı, sizleri sevdiler.

Sizin sorunlarınızı omuzladılar.” diyerek hem acısını hem sitemini dile getiriyor. Şimdi onlar gönlümüzde yaşıyor ve yaşamaya devam edecektir.

 

  .Son olarak 28 Mayıs 2013 tarihinde başlayan Gezi direnişinde hayatını kaybeden Abdullah CÖMERT (3 Haziran 2013 Antakya. Başından aldığı darbe sonucu .),Mehmet AYVALITAŞ (2 Haziran 2013 İstanbul. Otobanda araba çarpması sonucu),Ahmet ATAKAN (Antakya. Polis tarafında kafasına gaz fişeği vurulması sonucu çatıdan düşerek) ,Medeni YILDIRIM (Lice .Asker ateşi sonucu) ,Berkin ELVAN (İstanbul .16 Haziran. Polis gaz fişeği ile vurularak),Ali İsmail KORKMAZ ( Eskişehir. Dövülerek),Mustafa SARI(Adana. Polis memuru. Üst geçitten düşme sonucu),Ethem SARISÜLÜK(Ankara. Polis tarafından vurularak) katledildiler. Anılarına saygıyla. Mayıslarda başka acıların yaşanmaması dileğiyle hepinizi saygıyla selamlıyorum. 
















5 Mayıs 2022 Perşembe

HBVAKV CHP Datça İlçe Örgütü tarafından gerçekleştirilen bayramlaşmaya katıldı.

Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Datça Şubesi Cemevi Başkanı Murat Yıldırım,  Ramazan Bayramı nedeni ile CHP Datça İlçe Örgütü tarafından gerçekleştirilen bayramlaşmaya katıldı. CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu, Datça Belediye Başkanı Gürsel Uçar  ve bir çok üyenin katıldığı bayramlaşmanın ardından Datça Cemevi Başkanı Murat Yıldırım Datça Kaymakamı sayın Mesut Çoban’ın ev sahibi olduğu bayramlaşma törenine de katıldı.







HBVAKV Zeytinli Şubesi Cem Evi'ni ziyaret

  Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Datça Şubesi Cem Evi yönetimi 12.12.2023 Salı günü Balıkesir Edremit Zeytinli Cem Evi'ni  Başkan...