10 Mart 2020 Salı

DATÇA CEM EVİ'NDE 8 MART KADINLAR GÜNÜ ETKİNLİĞİ

DATÇA CEM EVİ'NDE 8 MART KADINLAR GÜNÜ ETKİNLİĞİ YAPILDI

Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Datça Şubesi Cemevi’nin “8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü” Etkinliği 8 Mart 2020 Pazar günü  Saat 14.00'de 
Datça  Cem Evi’nde yapıldı.


Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Datça Şubesi Cemevi’nin “8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü” Etkinliği 8 Mart 2020 Pazar günü   Datça  Cem Evi’nde Saat 14: 00 da Leyla Din­çer’in su­nu­mu ile baş­la­dı.

Baş­kan Murat Yıl­dı­rım ko­nuş­ma­sın­da, özet­le 1857 yı­lın­da 129 Canın ya­kı­la­rak kat­le­dil­di­ğin­den bah­se­de­rek kut­la­ma değil anma günü ol­ma­sı ge­rek­ti­ği­ni an­lat­tı. Ka­dın­la­rı­mız ko­nuş­ma­lı di­ye­rek ko­nuş­ma­sı­nı çok kısa bi­tir­di.



Anma tö­re­ni­nin açık mik­ro­fon ol­du­ğu­nu be­lir­ten Leyla Din­çer ka­dın­la­rı mik­ro­fo­na davet etti.

Anma Tö­re­ni­ne Ha­ti­ce Doğaç, Sibel Gürbüz, Kadriye Çoşar, Nazım Hik­met'ten Şi­ir­ler okudu.

Sibel Gür­büz ise, Âşık Sefil Dur­sun Ala­bı­yık' ın Ka­dı­nım şi­iri­ni okudu.
Anma programı, Ozan Zeki Şim­şek 'in deyiş din­le­ti­si ve lokma pay­la­şı­mı ile son buldu.



8 Mart 1957 yılında New York da bir tekstil atölyesinde kadınlar sendika kurarak haklarını almaya karar alır. Direnirler ve 8 Mart 1957 yılında direnen kadınlardan 129 Can diri diri yanarak can verirler.

1977 yılında birleşmiş milletler tarafından Dünya emekçi kadınlar günü olarak tanımlar.
Mart Mimoza demektir, hikâyesi de çok güzeldir. Ve hikâyedeki kadınlar gibi tüm kadınlarımız güçlüdür.

İtalya 1946 yılında ikinci dünya savaşından yıkık dökük çıkmış; insanlar bir coşku, yaşama dair bir umut aramaktadır.

Derken italya kadın birliği üyesi olan 3 kadın, toplumun yeniden inşasının kadın dayanışmasına bağlı olduğunu düşündüler. Bu kadınlar Tersa Nattei, Rita Montagnana ve TERESA Noce

Üç güçlü kadın, bu yaklaşımlarını sembolize etmesi için bir çiçek seçmeyi teklif ettiler. Sunulan tüm teklifler arasında Mimoza çiçeği öne çıktı.

Sapsarı renkleri ile neşe saçtığı için martta çiçek açtığı için dün ya kadınlar gününü tensil etsin diye ve en önemlisi de aynı kadınlar gibi kırılgan görünümlerinin arkasında güçlü bir karakter barındırdığı için birçok ülkede kadınlar gününde mimoza çiçeği verilmektedir.
Mimoza çiçeğinin dünya genelinde taşıdığı anlamlar olarak;

Dayanışma,
Ölümsüz Diriliş
Hassasiyet, Coşku ve Umut.
Dünya emekçi anma gümümüze katıldığınız için hepinize teşekkür ederiz

FOTO GALERİ











4 Mart 2020 Çarşamba

DATÇA BELEDİYESİNDEN CEMEVİ KARARI



Datça Belediye Başkanlığının Mart ayı Belediye Meclis Toplantısı 03.03.2020 Salı günü Belediye Meclis Toplantı salonunda gerçekleştirildi
.
Toplantı gündemine alınması için Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Datça Şubesi Cemevi tarafından “Cem Evlerinin ibadethane olarak kabul edilmesi” teklifini içeren dilekçe Belediye Başkanı Gürsel Uçar tarafından meclis oylamasına sunuldu ve oy birliğiyle gündeme alındı.


Gündem maddesinin görüşülmesinin ardından Datça Belediye Meclisinin CHP, AKP ve MHP Meclis üyelerinin oy birliğiyle Cem Evlerinin İbadethane olarak kabul edilmesi kararı alındı.

Gündem dışı söz alan Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Datça Şubesi Cemevi başkanı Murat Yıldırım, eşit yurttaşlık adına Belediye Meclisinin almış olduğu bu kararı önemsediklerini söyledi ve bu kararın çıkmasına vesile olan Datça Beledye Başkanı Gürsel Uçar’a ve tüm meclis üyelerine ayrı ayrı teşekkür etti.







17 Şubat 2020 Pazartesi

Datça Cem Evi 2020 Hızır Orucu'nu Uğurladı.


Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Datça Şubesi Cemevi’nde Hızır Bayramı ve Hızır Lokması etkinliği 14 Şubat 2020 Cuma Günü saat 12.30’da Hızır lokmalarını paylaşmak üzere bir program yapıldı.


Hacı Bektaşı Veli Anadolu ve Kültür Vakfı Datça Şubesi Cemevi canları her yıl şubat ayında üç gün süreyle tuttukları Hızır Orucu bu yıl 11-12-13 Şubat  2020 tarihlerinde tutuldu. Her akşam Cem Evinde oruç açım lokmasının verildiği ve Dede Nihat Yoleri’nin lokma dualarıyla açılan oruçların ardından 14 Şubat  2020 Cuma saat 12.30’da Hızır lokmalarını paylaşmak üzere bir program yapıldı.

Yapılan programda başkan Murat Yıldırım açılış konuşmasını yaptı. Ardından Dede Nihat Yoleri’nin gulbenk ve dualarının ardından getirilen lokmalar paylaşıldı. 


HACI BEKTAŞI VELİ ANADOLU KÜLTÜR VAKFI DATÇA ŞUBESİ


Alevi inancında, Hızır Orucu üç gündür. Eskiden dedeler bir çok köyde talipleri olması ve ulaşım güçlüğü nedeniyle aynı günde cem ve cemaat kuramadıkları için farklı günlere yayarak ifa etseler de; günümüzde Hızır orucu tüm Alevilerce Şubat 13,14,15 de tutulmaktadır. Böylesi “Talib bin ise bir gibi otura” düsturuna da  uygun olandır. 

Hızır orucunun en temel kaynağı Kuran dır. Bakara suresi, 203 ayetinde; “Sayılı günlerde Allah’ı zikredin. Denilmektedir. Kuran’ın tevilini yapan Abdulbaki Gölpınarlı Kuran mealinde bu sayılı günlerin zilhicce ayı olduğu ve o ayın da Şubat ayının 11-12-13. günlerine tekabül ettiğini belirtir. Hızır orucunun geçtiği diğer bir sure de İnsan suresi 7–8–9 ayetleridir.
İslam aleminde bir veli, peygamber olarak kabul edilen Hızır, Arapça da “El hazır, Al Hızır” olarak geçmekte ve "yeşillik"anlamına gelmektedir. Çünkü Hızır’ın oturduğu yerlerin yeşerdiği görülmüştür.

Hızır, Aleviler arasında çok özel bir yere sahiptir. Çünkü o, fakirin yanında zalimin karşısındadır. Darda kalanların yanındadır. Ak sakallı, bembeyaz elbiseleriyle Bozat’ına binip diyar diyar dolaşarak insanları koruyan, kollayan, kurtaran ve hoşgörü ile sevgiyi harmanlayan Pir’dir. Bilge, ulu, evliya ve derviş gibi; bir değil birden fazla kişiliğiyle insanlara doğru yolu gösteren manevi güçtür. 

Hızır; yol gösterendir. Vesiledir. Mürşittir. Çünkü o ilahi rahmet ve sırların bilgisine sahiptir.

Her insanın yaşamında mutlaka şükran günleri vardır. Zor günlerden kurtulanlar, şükranı olarak dualarının, kurbanlarının, lokmalarının kabulü için, dar günlerinde Hızır yetişsin diye  Allah rızası aşkına, Hızır aşkına, Ehl-i Beyit aşkına, oruç tutarlar.


Allah irade sıfatını yalnızca insanlara vermiştir. Oruç iradenin imtihanıdır. Vücuda aklın hükmüdür, kendi bedenine sözün geçmesidir.
Cenab-ı Allah; “Oruç benim içindir, onun mükâfatını ben vereceğim” diye buyurmuştur.

Bu niyetle  Hızır orucu üç gün (salı-çarşamba-perşembe) tutulduktan sonra, yani perşembeyi cumaya bağlayan gece evin hatunu (hanımı) tarafından hazırlanan; genişçe bir tepsi içerisinde dibekte iyice kavrulmuş olan Orta Anadolu’da "Köme" veya "Kömme", Doğu Anadolu’da ise  Kavut olarak ifade edilen lokmanın üstü kapatılarak bir odaya konulur. İnanca göre perşembeyi cumaya bağlayan gece Hızır gelerek Kavut'a bir iz veya işaret koyar. Daha sonra Kavut eğer kesilmişse kurban ile birlikte lokma olarak dağıtılır.

Hızır kurbanı, sıradan kurbanlar gibi değildir. Kurban edilecek hayvan en az iki üç ay öncesinden belirlenir. Bu süre içerisinde iyi beslenir. Tuzu, suyu ve yemi eksik edilmez. Kurban önce temizlenir. Kurban kesilirken, kanına kimsenin basmamasına dikkat edilir. Akan kan ya bir çukura akıtılır üstü kapanır veya suyla kan yıkanarak, kan izi ortada bırakılmaz. Kesilen kurban etinden bir kısmı pişirilerek ev halkına paylaştırılır. Kalan büyük bir kısmı da kapı komşuya dağıtılır. Kurban kemikleri gelişi güzel çöpe atılmaz. Kurban kemikleri açılan bir çukura özenle yerleştirilerek üstü kapatılır. Bu işlemler bittikten sonra hazır bulunanlar bir birlerine niyaz olurlar.

Her an her yerde hazır ve nazır olan, çaresizlerin çaresi, umutsuzların umudu Zorda kalanların carına yetişen Hızır, cümlemizin yardımcısı olsun Allah herkese Hızır elinden doluyu içmek nasip eylesin. Dualarınız kabul, ibadetleriniz makbul olsun, Gerçeğe Hü…

Hacı Bektaşı Veli Anadolu ve Kültür Vakfı 
Datça şubesi Cem Evi Başkanı
Murat YILDIRIM











13 Şubat 2020 Perşembe

Datça Badem Çiçeği Festivali’ Coşkuyla Kutlandı


Muğla’nın Datça ilçesinde bu yıl 3’üncüsü düzenlenen ‘Datça Badem Çiçeği Festivali’ nde Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Datça Şubesi Cemevi de festival kapsamında üç gün boyunca stantlar içinde yerini aldı.


Bu yıl 3’üncüsü düzenlenen ‘Datça Badem Çiçeği Festivali’ 7 Şubat 2020 Cuma günü başladı. Muğla Büyükşehir Belediyesi ve Datça Belediyesi tarafından ortaklaşa yapılan ‘Datça Badem Çiçeği Festivali’ne Türkiye’nin dört bir yanından katılım gerçekleşti.

Festivale Belediye Başkanı Gürsel Uçar, Datça Kaymakamı Mesut Çoban, siyasi parti temsilcileri, sivil toplum kuruluşları temsilcileri ve çok sayıda yurttaş katıldı.
Festivalde Datçalıların hazırladığı el emeği ürünlerin yer aldığı stantlar kuruldu.  Festival kapsamında Datça’da bulunan sivil toplum kuruluşları da faaliyetlerini tanıtmak üzere stantlarda her aldılar.

DATÇA CEMEVİ DE FESTİVALDE YERİNİ ALDI

Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Datça Şubesi Cemevi de festival kapsamında üç gün boyunca stantlar içinde yer aldı. Başkan Murat Yıldırım ve üye Leyla Gencer’in aktif olarak stand çalışmalarını yürüttüğü festivalde cemevinin standına ilgi yoğundu. Muğla Vali Yardımcısı Fethi Özdemir, Datça Kaymakamı Mesut Çoban, Datça Belediye başkanı Gürsel Uçar da Cemevi standını ziyaret ettiler, yöneticilerle bilgi alışverişinde bulundular.
Datçalılar tarafından coşkuyla kutlanan ‘Datça Badem Çiçeği Festivali’ 9 Şubat 2020 Pazar günü sona erdi.





17 Ocak 2020 Cuma

Alevi örgütlerinden İBB cemevi kararına tepki



Alevilerden AKP ve MHP’ye cemevi tepkisi: 'Vicdanınız kabul ediyor mu?'

İstanbul’daki Cem Evleri’nin imar planlarına ibadethane olarak işlenmesine dair önergenin AKP ve MHP oylarıyla reddedilmesine tepki gösteren Alevi örgütleri  16 Ocak 2020 Perşembe günü basın açıklaması yaptı.

İstanbul’daki Cem Evlerinin imar planlarına ibadethane olarak işlenmesine dair önergenin AKP ve MHP oylarıyla reddedilmesine tepki gösteren Alevi örgütleri basın açıklaması yaptı.

Açıklamada, cem evlerinin ibadethane olarak imar planına işlenmesi taleplerinin reddedildiği belirtilen açıklamada, “Bu ülkenin eşit yurttaşıyız ve hakkımızı istiyoruz” denildi. 

İstanbul’daki cem evlerinin imar planlarına ibadethane olarak işlenmesine dair önerge İBB Meclisi’nde oylandı. Önerge, AKP ve MHP’nin oylarıyla reddedildi. İBB Meclisi’ne katılan Alevi kurum temsilcileri önergenin reddedilmesinden sonra ‘Aleviyiz, haklıyız, kazanacağız’ sloganları atarak salondan ayrıldı.
Daha sonra basın açıklaması yapana Alevi örgütleri, karara tepki gösterdi. Açıklamaya, Hacıbektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Datça Şubesi Cem Evi Başkanı Murat Yıldırım, Alevi Dernekler Federasyonu Başkanı Celal Fırat, Okmeydanı Cemevi Başkanı Zeynel Şahin ve Sultangazi Pir Sultan Abdal Cemevi Başkanı Zeynel Odabaş  katıldı.

Alevi inancına hukuksal statünün, cemevlerinin ibadethane olarak imar planına işlenmesi kararının ve kamu düzeyindeki isteklerinin bir kez daha reddedildiği belirtilen açıklamada, “Yeryüzünde sahip oldukları topraklarda inancı, yaşamı özgürlüğü oylamaya gidilen tek halk Alevi halkıdır” denildi.
Aleviler, yapılan bu operasyonu unutmayacakları vurgulanan açıklamada, her seçim döneminde gizli kapaklı demokrasi gösterisi yapan siyasi partiler adaletli olmaya davet edildi.


“ALEVİLER MUHALİF GÖSTERİLİP KATLEDİLDİ”

Hak ve hukukun olmadığına dikkat çekilen açıklamada, şunlar belirtildi;
“Sürdürebilir hak ve hukukun olmadığını bir kez gördük, holdingleşen diyanete toplumsal kaynaklar orantısız aktarılıyor, halk üzerinde Sünniliğe dayalı egemen sınıf yaratılıyor. Selçuklu, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemimde de tüm iktidarlar meşruiyetini dinden almıştır. Baskı, kandırma yada uyutma taktikleri ile toplumsal düzeni kurmuştur. Bu süreç 21.YY’da böyle devam ediyor.

Bu baskılarla ideal vatandaş beklentisine giren devlet köylerimize zorla cami yapılmasına, kapılarımızın işaretlenmesine, okullarda çocuklarımıza dindar eğitim dayatılmasına göz yumuyor sosyal adaletsizlik karşında ilk olarak Alevileri muhalif gösterip katlediyor.” 

“ALEVİLER ÖRGÜTLENMEYE HIZLA DEVAM EDECEKTİR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ‘Alevilik Hz. Ali’yi sevmekse ben de Aleviyim’ sözleri de  hatırlatılan açıklamada, “Söylemiyle tüm değerlerimizi, geleneğimizi yok sayan basit vatandaş konumuna düşüren bu sistem ideal Alevilik çizgisini kendi istediği siyasal ve inançsal çizgiye getirme çabasındadır” denildi. 

Adaletsizce verilen bir karar olduğuna dikkat çekilen açıklamada, “Kamusal alanda Aleviler yok demiştir. Peki, Aleviler bu süreçten sonra ne yapacak; kendi vicdanlarını dinleyerek, örgütlenmeye hızla devam edeceklerdir. Devletin farklılıklara karşı kamusal körlüğünü görünür kılacak, siyasette yön verecek hak ve hukukuna sahip çıkacaktır” ifadeleri kullanıldı. 

Açıklamada, “Vicdanınız bir toplumun inanç özgürlüğünü, inancını reddetmeyi kabul ediyor mu?” sorusu yönetilerek, “Bu ülkede hiç kimse başkasının inancını tarif etsin istemiyoruz. Bu ülkenin eşit yurttaşıyız ve hakkımızı istiyoruz. Toplumsal barış isteyen herkesin de buna saygı göstermesini talep ediyoruz” denildi.


Sünnileştirme operasyonunu gizleyerek gizli kapaklı demokrasi gösterisi yapan siyasi partileri adalete davet ediyoruz!
Sürdürebilir hak ve hukukun olmadığını bir kez gördük, holdingleşen diyanete toplumsal kaynaklar orantısız aktarılıyor, halk üzerinde Sünniliğe dayalı egemen sınıf yaratılıyor.
Selçuklu, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemimde de tüm iktidarlar meşruiyetini dinden almıştır. Baskı, kandırma yâda uyutma taktikleri ile toplumsal düzeni kurmuştur. Bu süreç 21.yy da böyle devam ediyor ,
Bu baskılarla ideal vatandaş beklentisine giren devlet köylerimize zorla camii, yapılmasına, kapılarımızın işaretlenmesine, okullarda çocuklarımıza dindar eğitim dayatılmasına, göz yumuyor sosyal adaletsizlik karşında ilk olarak Alevileri muhalif gösterip katlediyor
Sevgili canlar; “Alevilik Hz. Ali’yi sevmekse ben de Aleviyim” söylemiyle tüm değerlerimizi, geleneğimizi yok sayan basit vatandaş konumuna düşüren bu sistem ideal Alevilik çizgisini kendi istediği siyasal ve inançsal çizgiye getirme çabasındadır.
Biz Alevilerin Sünni canlarımızla hiç sorunumuz olmadı, zaman zaman her iki tarafı çatıştıran bu zihniyet bugün Sünni canlarımızın da kabul edemeyeceği bir adaletsizliğe imza atmıştır ve kamusal alanda Aleviler yok demiştir.
Peki, Aleviler bu süreçten sonra ne yapacak; kendi vicdanlarını dinleyerek, örgütlenmeye hızla devam edeceklerdir. Devletin farklılıklara karşı kamusal körlüğünü görünür kılacak, siyasette yön verecek hak ve hukukuna sahip çıkacaktır.
Biz buradan soruyoruz! Vicdanınız bir toplumun inanç özgürlüğünü, inancını reddetmeyi kabul ediyor mu?
Bu ülkede hiç kimse başkasının inancını tarif etsin istemiyoruz.
Bu ülkenin eşit yurttaşıyız ve hakkımızı istiyoruz.
Toplumsal barış isteyen herkesin de buna saygı göstermesini talep ediyoruz.
Aşk ile
ALEVİ ÖRGÜTLERİ






6 Ocak 2020 Pazartesi

GAĞAN DATÇA'DA KUTLANDI.

HACI BEKTAŞ VELİ ANADOLU KÜLTÜR VAKFI DATÇA ŞUBESI CEMEVİ de 02.01.2020 perşembe akşamı “Gağand” için bir araya geldiler



Gağand o senenin iyi geçmesi için ilk Perşembe günü oruç tutup niyaz lokması yapıp o lokmanın içine 3 tane ağaç parçası küçük küçük doğranıp içine konur, o parçalar kime denk gelirse o evin kısmeti o adamın yüzü suyu hürmetine dilek dilerlerdi. Akşam oruçtan sonra Kalike Gagğnd yaparlardı. Sakal bıyık takar, süslü püslü giyinip evleri gezerek bulgur yağ toplar ve bulgur lokması pişirip dağıtırlardı. Lokmadan sonra dede toplu bir dua verirdi.



HACI BEKTAŞ VELİ ANADOLU KÜLTÜR VAKFI DATÇA ŞUBESI CEMEVİ de 02.01.2020 perşembe akşamı “Gağand” için bir araya geldiler. Genellikle perşembe cumaya bağlayan geceler yapıları Datça Cem Evi’nde bir araya gelen canlar getirdikleri lokmalarını paylaştılar. DEDE NİHAT YOLERİ’nin sohbeti ve Lokma duasının ardından Bağlama Saz Hocası  Kubilay Akman’ın  müzik dinletisi ile program sona erdi.

FOTO GALERİ:








24 Aralık 2019 Salı

MARAŞ KATLİAMI 41. YILINDA.DATÇA’DA ANILDI.


Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Datça Şubesi Cemevi ve Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Datça Şubesinin Datça Demokrasi Platformuyla birlikte gerçekleştirdikleri Maraş Katliamı 41. Yıl Anması Basın Açıklaması 20.12.2019 saat 16.00’da Datça Cumhuriyet Meydanında yapıldı. Sunumu Özcan Bey tarafından yapılan programda Basın açıklaması Ali Ekber Bayar tarafından okundu.


Datça Demokrasi Platformu bileşenlerinin yer aldığı programa Datça Belediye Başkan Yardımcısı İnci Bilgin, Chp Datça İlçe Başkanı Aytaç Kurt veYönetim Kurulu Üyeleri, HDP Datça İlçe Başkanı Hürriyet Karadeniz ve üyeleri, Datça Belediye Meclis Üyeleri can Canbey ve Fatma Tatlı, Eğitim Sen ve Emeksen Başkanı Hüseyin Sarıbaş, Kent Konseyi Başkan yardımcısı Güngör Çelik, Kadın İş Gücü başkanı Menşure hanım, Datçec Yöneticileri ve bie çok sivil toplum yöneticileri katıldı. Program sonunda Cemevinde yapılan helva katılımcılara ikram edildi.  Maraş Katliamı Basın Açıklaması şöyle yer aldı; 



MARAŞ KATLİAMINI UNUTMAYACAĞIZ UNUTTURMAYACAĞIZ!


Yüzlerce insanımızın vahşice katledildiği, binlerce insanımızın yaralandığı, on binlerce insanımızın göç etmek zorunda bırakıldığı, insanlarımızın evlerinin ve işyerlerinin talan edildiği ve yakıldığı Maraş Katliamının üzerinden tam 41 yıl geçti.

Maraş Katliamı 19 Aralık 1978 günü akşamı saat 21.00’de ülkücü bir faşistin Çiçek Sinemasında gösterilen “Güneş Ne Zaman Doğacak” adlı sağ içerikli antikomünist bir filmi izleyenlerin üzerine tahrik ve provokasyon amacıyla bomba atması ile başladı. Ardından daha önce Maraş’ın çeşitli ilçelerinden gelen ve önceden hazırlıklı olan faşist militanların kışkırtmalarıyla gerici güruhlar CHP Maraş İl Binasına saldırdılar. Ertesi gün Alevi canlarımızın yoğun olarak gittiği bir kıraathane bombalandı.


Bir gün sonrasında ise TÖB-DER üyesi iki öğretmen faşistler tarafından vurularak öldürüldüler. 22 Aralık 1978 günü iki öğretmenin cenazesi bilerek işlemleri geciktirilerek Cuma Namazı saatine denk getirildi. Cenazeler taşındığı sırada Bağlarbaşı Camii imamının “Bir Alevi öldüren beş kez cennete gider. Komünistlerin ve Alevilerin Cenaze namazları kılınmaz” şeklindeki insanlık dışı ve aşağılık vaazının ardından harekete geçen katil sürüleri cenazelere saldırdılar. Saldırı nedeniyle cenazeler ortada kaldı. Güvenlik güçleri bu sıralarda saldırıları izlediler ve hatta ötesinde teşvik ederek yönlendirdiler. Faşistler 23 Aralık 1978 günü Alevilerin ve solcuların evleriyle işyerlerine saldırmaya ve buldukları insanları katletmeye başladılar. 24 Aralık 1978 günü ise Maraş’ta yer gök vahşice katliama uğrayan mazlum halkımızın çığlıklarıyla inliyordu. Vahşet dünya tarihinde eşine çok az rastlanabilecek bir korkunçlukta devam etti.

Devlet güçlerinin gözü önünde insanlarımız parçalanarak, kurşunlanarak, çivilenerek, kazanda kaynatılarak katledildiler. Kadınlarımıza tecavüz edildi. İnsanlarımızın malları mülkleri talan edildi. Evleri yakıldı. Ana karnındaki ve kundaktaki bebeklere dahi acımasızca kıydılar. Faşistler yolları kapatıp hastaneleri kuşatarak yaralıların tedavilerini engellediler. Birçok insanımızı da bu yüzden kaybettik. Katliamın ardından binlerce Alevi ve solcu yurttaşımız canlarını kurtarmak için Maraş’ı terk etmek zorunda kaldılar. Maraş’ın demografik yapısı değiştirildi.


Bugüne kadar gerçekleştirilen bütün Alevi katliamlarının davalarında olduğu gibi göstermelik yargılamalar yapıldı. Katliamın gerçek sorumlularına ve planlayıcılarına hiç dokunulmadı. Katliamın üzeri kapatıldı. Katliamda başı çeken faşist katiller ödüllendirildi. Bu katillerin kimi milletvekili yapıldı. Maraş Katliamının üç müdahil avukatı Ceyhun Can 10 Eylül 1979’da, Halil Sıtkı Güllüoğlu 3 Şubat 1980’de ve Ahmet Albay 3 Mayıs 1980’de peş peşe faşistler tarafından katledildiler.

Maraş Katliamı faşistlerin tetikçiliğini yaptığı ve devletin yönlendirmesiyle gerçekleştirilen planlı ve organize bir katliamdır. Devlet güçleri katliam boyunca hiçbir müdahalede bulunmadan sadece izlediler. Ötesinde katliamı yönlendirdiler ve teşvik ettiler.
İyi bilinmelidir ki; bu katliam bir insanlık suçudur. Devlet Maraş Katliamındaki sorumluluğunu kabul etmeli ve özür dilemelidir. Maraş Katliamı yüzlerce yıldan beri Alevi halkımıza karşı gerçekleştirilen katliam, asimilasyon ve inkar politikalarının bir parçasıdır. Maraş Katliamı Dersim Katliamının bir devamıydı. Maraş Katliamı Çorum, Sivas, Gazi, Gezi, Suruç ve Ankara Garı katliamlarının bir hazırlığıydı.
Bütün halkımıza çağrımızdır:

Yeni katliamlar yaşamamak için bütün katliamların hesabını sormak zorundayız. Maraş Katliamını unutmamak ve unutturmamak için bugün burda buluştuk. Katledilen canlarımızı andık. Maraş Katliamının bir insanlık suçu olduğunu bütün Türkiye’ye ve Dünya’ya haykırdık.

Maraş’ı Unutma Unutturma!
Maraş’ın Hesabı Sorulacak!

FOTO GALERİ: 








DATÇA CEM EVİ'NDE 8 MART KADINLAR GÜNÜ ETKİNLİĞİ

DATÇA CEM EVİ'NDE 8 MART KADINLAR GÜNÜ ETKİNLİĞİ YAPILDI Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Datça Şubesi Cemevi’nin “8 Mart Dün...